istanbul Kas-Der Genel Merkezine önemli ziyaretçiler.

istanbul Kas-Der Genel Merkezine önemli ziyaretçiler.

Kas-Der Genel Merkezi sosyal medya hesabından yapılan açıklamda şu sözlere yer verildi. Kas-De
7znXe.png
Ana Sayfa Gündem, Kastamonu, Kültür, Türkiye C., Yazarlar 29.09.2020 2969 Görüntüleme

İSFENDİYAR CAMİSİNİN GİZEMLİ LEVHASI İLK KEZ OKUNDU…

İsfendiyaroğulları Beyliği ve Camii;
“XIV. yüzyıl başlarında Paflagonya’da yani Kastamonu ve Sinop’da kurulmuş olan beyliğe adı verilen Şemseddin Yaman Candar, Anadolu Selçukîleri ümerasındandır. Osmanlı tarihlerinde bu beyliğe İsfendiyar oğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği denilirdi.”
“İsfendiyar Camisi adını verdiği mahallede, İkinci Hükümet Caddesi üzerindedir. 13X11 m. boyutlarında, kargir duvarlı, ahşap tavan ve çatılı, kiremit örtülüdür. Geçirdiği onarımlar sonucu tarihi niteliği kalmamıştır.
Kitabesi olmayan caminin banisi, İsfendiyar Bey’in 1439’daki ölümünden önce tamamlandığı kabul edilir. Kastamonu Şeriyye Sicil Defteri’nde 1722’de İsfendiyar Bey’in inşa ettirdiği ‘fevkani Camii Şerif’in belirtilen tarihte onarıldığı kayıtlıdır. Aynı defterlerden 1837 tarihli olana göre, caminin, eski yapının temelleri üzerine inşa edildiği belirtilmektedir.
Ahşap minaresi 1948 yılında eklenen, 1952 yılında onarım gerektirdiği bilinen caminin, Osmanlı devrinde gelir getirici vakıfları arasında Bey Hamamı ve bazı araziler” bulunmaktadır.
Bir şehir efsanesi
Kaleden atılıp minareye saplanan ok
Ben bu şehrin ara sokaklarını, hala mahalle kültürünün yaşadığı o eski semtlerini seviyorum. Fırsat buldukça eski mahallelerini gezer o kültürü hissetmeye çalışırım.
Yorulunca da yoluma çıkan eski bir caminin şadırvanında bir nefes soluklanıp serinlerim.
Bu sefer mola yerim İsfendiyar Camisiydi.
Gözüm minaresinde aklımda herkesin kafasında ki o soru vardı
Kaleden atılan ok minareye nasıl saplanır.
Bunu sorduğum birkaç kişi Kalenin şimdiki yerinden atıldığını düşünme surlar eskiden dere kenarına kadar geliyormuş dediler.
Ben de enine boyuna ölçüp biçip tele objektifle baktığımda paratoner sistemi için yapılıp unutulan bir makara olduğunu gördüğümde hayal kırıklığına uğradım.
Sosyal paylaşım sitesinde makarayı paylaştığımda buranın eskileri dediler ki 1997 yılına kadar bu minarede ok vardı. Tadilat sırasında sökmüşlerdir. Ama “Ahşap minaresi 1948 yılında eklenmiştir” bilgisiyle Kaleden atılan ok hikâyesi kronolojik zaman açısından çelişiyor.
Ama asıl gizem minareye saplanan okta değil gözümüzün önündeymiş. Kapının girişinde bir levha var. Ne yazdığını bu güne kadar okuyabilen çıkmamış.
Şimdiye Kadar Okunamayan Yazı…
Caminin görevlisine sorduğumda bu yazının şimdiye kadar okunamadığını söyleyince çok şaşırdım. Fotoğraflarını çekip internet üzerinden tartışmaya açtığımda birçok kişi farklı şekilde okumaya çalıştı.
Herkes aslında az çok okuyor ama hem anlamca hem okunuş açısından birbirini hiç tutmuyordu.
Bu konunun otoritesi hemen yanı başımızda dururken bunun okunmaması oldukça garibime gitmişti.
FARS DİLİ UZMANI
Prof.Dr. Saime İnal Savi
İlimizin en kıymetli kültür varlıklarından biri de yetişmiş insanımız işte onlardan biri de Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında Prof. olan sevgili hocamız Saime İnal Savi’dir.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Şark Dilleri Bölümünü 1962 yılında bitiren hocamız, Hindistan Aligarh İslam Üniversitesinden 1965 de Master derecesi almış, Aynı yıl İran hükümetinden aldığı bursla Tahran Üniversitesinde doktora yapmış.1969 da Edebiyat Doktoru unvanını almış, Amerika’da eğitim ve araştırmalarda bulunmuş çok kıymetli bir bilim insanıdır.
Levhanın farsça olduğunu anlayınca hocamın kapısını çalıyorum.
Bu levhada ne yazıyor hocam?
Hocam çok mütevazı ve bir o kadar da yardımsever konuyu anlatınca hemen birlikte İsfendiyar camisine gidiyoruz. Levhanın karşısında bir elinde kalem bir elinde kâğıtla çalışan hocamı hayranlıkla izliyorum.
Elinde ki kâğıda o levhadaki eski harfleri önce çok güzel yazıyor sonrasında oturup analiz ediyor.
Biraz mırıldanıyor.
Bu şiir değil bu bir farsça nesir yazısıdır
“Ki hod bi-şud asan ve karem ra müşkil kerd
Yani,
Belki kendi kolay oldu, oysa işimi zorlaştırdı”
Hocam bu kadarını okuyor ve gerisinin yorumunu sen yap diyor.
Bence,
Görünüşe aldanma, ummadığın taş baş yarar. Gibi bir deyim diyorum.
Sonuç olarak,
İsfendiyar Camisindeki iki gizem çözüldü mü?
İlki Kaleden atılan ok minareye saplanmış mı?
Cevap, bence hayır çünkü ahşap minarenin 1948 yılında eklendiği bilgisi var.
İkincisi kimsenin okuyamadığı levha okundu mu?
Cevap evet. “Ki hod bi-şud asan ve karem ra müşkil kerd

Cebrail KELEŞ

erdo

Yorumlar

Hazır Site by Uzman Tescil