Murat DEMİR’İN BABASI VEFAT ETTİ

Murat DEMİR’İN BABASI VEFAT ETTİ

26. Dönem Kastamonu Ak Parti Milletvekili Sayın Murat Demir'in Muhterem Babası Hasan Demir’in vefatını
7znXe.png
Ana Sayfa Yazarlar 10.08.2020 2945 Görüntüleme

SERKAN KÜTAN’IN ROMANI: ‘ŞERİFE BACI’

Serkan Kütan, 1977 Kastamonu doğumlu genç bir hemşehrimiz. Kütan, “İlk, orta, lise tahsilini Kastamonu’da yaptı. Kastamonu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümü’nü , daha sonra Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. Halen Açık Öğretim Fakültesi Tarih Bölümü’nde öğrenimine devam etmekte olup kurumsal danışmanlık yapmaktadır. Değişik gazete ve dergilerde yazıları yayınlanan Kütan’ın “ Şerife Bacı “ adını verdiği belgesel roman ilk eseridir.

1983 yılında Kastamonu Valiliği ve Türk Basın Birliği Kastamonu Şubesi ‘nin başlattığı “ Türk Kadını Kastamonu’da Sembolleşmelidir” çalışması sırasında benim de içinde bulunduğum komisyon, İstiklâl Savaşı’nda Kastamonu’da kadınlarımızın yaptığı kahramanlıkları araştırmaya başladı. Bu araştırmalar sırasında Gazi Nurettin Peker’in “ İstiklâl Savaşı’nda İnebolu ve Kastamonu Havalisi” kitabında rastladığım soğuk ve karlı bir kış gününde kağnısıyla Kastamonu Kışlası yakınına kadar gelebilen ve orada donarak şehit olan annemizle ilgili bölüm beni çok etkiledi. Bu olayı işleyip yeni nesillere aktarmalıyım diye düşündüm.Oturup Şerife Bacı ile ilgili bir hikâye, bir tiyatro eseri ve bir de şiir yazdım. Şiir ve hikâyeyi gazetelerde dergilerde yayınladım. Tiyatro eserinin okullarda sahneye konulmasını sağladım.Böylece Şerife Bacı olayını kamuoyuna maletmeye çalıştım. İnsanlar bu hikâyeden çok etkilendiler. Millî eğitim müdür yardımcısı olduğum o günlerde Kastamonu’da yaptığımız bir okula Şerife Bacı’nın adını verdik. Rahmetli Valimiz Kâmil Demircioğlu bugün Cumhuriyet Meydanı’nın da yer alan Atatürk Anıtı’na Şerife Bacı figürünü de eklettirerek Şerife Bacı’yı Kastamonu ile özdeşleştirdi.

Aka Gündüz : “ İki Süngü Arasında” romanında kahramanını İstiklâl Savaşı sırasında İstiklâl Yolu’nda bir kağnı kafilesi ile karşılaştırır. Kadınlarımızın fedakârlığında etkilenen kahraman : “ Ey kahraman Türk kadını bir gün gelecek bu senin kahramanlığının edebiyatçılar romanını, hikâyesini, şiirini yazacaklar; ressamlar resmini, heykeltıraşlar anıtını yapacaklar. “ der.

1983 yılında Şerife Bacı ile benim yaktığım meşaleden sonra bu konuda yapılan çalışmalar, ortaya konulan yeni eserleri Aka Gündüz’ün vasiyeti görüyorum ve bu durum beni mutlu ediyor. İşte bu eserlerden birini de Serkan Kütan verdi. Giriş bölümünde : “ 344 kilometre uzunluğundaki coğrafi olarak zorlu bir güzergâhtan oluşan İnebolu, Kastamonu, Ilgaz, Çankırı, Ankara hattı; İstiklâl Savaşı’nda cephe gerisinin en önemli lojistik yoluydu. Bu yoldan batı cephesindeki savaşın kaderini etkileyecek kadar silâh ve cephane taşınmıştır. Bu gerçeği; Başkumandan Mustafa Kemal’in “ Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da; kulağım İnebolu’da” sözü yeterince anlatmaktadır sanırım.” diyen Serkan Kütan, İstiklâl Savaşı’nda Kastamonu’nun oynadığı rolü de özetle anlatmış oluyor.

Serkan Kütan, 63. sahifede başlayan “ Şerife Bacı” romanı öncesinde üç bölüm halinde “ İstiklâl Yolu”, “ İstiklâl Yolu Güzergâhları ve Noktaları “ ve “Tekâlif’i Milliye Kanunu” hakkında tarihi gerçekleri anlatmış.

Serkan Kütan’ın romanındaki Şerife Bacı yorumu da şu şekildedir: Şerife’nin anne ve babası küçükken ölürler. Şerife’ye komşuları olan Saniye Teyze sahip çıkar. Şerife, on altı yaşına geldiğinde komşu köyden Hüseyin ile evlendirilir. Düğünden iki ay sonra Hüseyin Çanakkale Savaşı’na gider. İki ay sonra Hüseyin’in şehitlik haberi gelir. Bu acı haber sonrasında Saniye Teyze Şerife’yi koca evinde alarak kendi evine götürür. Bir süre sonra da Şerife’yi bir Çanakkale gazisi olan Yusuf’la evlendirirler. Üç yıl sonra da Şerife ve Yusuf’un “Elif “ adını verdikleri bir kızları dünyaya gelir.

1921 yılında İnebolu’dan başlayan İstiklâl Yolu’nda kağnı kafileleri ile cephane nakli başlamıştır. Şerife de Saniye Teyze ile beraber bu harekâta katılır. Elif de annesiyle birlikte bu zorlu yolculuğa çıkacaktır. Kağnılarıyla birlikte cepheye gidecek emanetleri almak üzere İnebolu’ya hareket ederler. İnebolu’da ilk defa gördüğü deniz, gemilerle gelen cephaneleri kıyıya ulaştırmak için gösterilen olağanüstü çaba, bu çabanın sembol ismi Hamamcı Kadı Salih Reis, yolda mola verilen hanlar Şerife’de önemli etkiler yapar.

Nihayet zorlu yolculuk başlar. Hava çok soğuktur ve kar yağmaya devam etmektedir. Köylerine yakın bir yerde mola verdiklerinde Şerife, kocası Yusuf’un ölüm haberini alır. Kocasının mezarını ziyaret etmek istese de emanetlerin bir an önce cepheye ulaşması gerekmektedir. Bu sebeple yola devam ederler. Kafile her türlü zorluğa rağmen Kastamonu Kışlası’na ulaşır. Ama bir kağnının eksik olduğu anlaşılır. Bu kağnı Şerife’nin kağnısıdır. Askerler kağnıyı bulduklarında Şerife şehit olmuştur. Kağnıdan gelen çocuk sesi üzerine kağnının üstündeki yorganı kaldıran askerler top mermileri arasındaki ot yatağında ağlayan Elif’i bulurlar. Askerler anlarlar ki sonradan adının Şerife olduğunu öğrendikleri şehit olan anne, kendisini feda etmiş, yavrusunu ve top mermilerini kurtarmıştır.

Serkan Kütan’ı Kastamonu kültürüne kazandırdığı “ Şerife Bacı” (1) adlı eser için kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyor ve eseri hemşehrilerime tavsiye ediyorum.

______________________________________________________________
(1) Şerife Bacı / Serkan Kütan

Neyno Kültür Yayınevi / 0532 301 01 97 / www.neynokultur.com.tr

Yorumlar

İlginizi çekebilir

AYRIŞA AYRIŞA

AYRIŞA AYRIŞA

Hazır Site by Uzman Tescil