Yeni Zelanda’da ırkçı saldırıda şehitler verdik…

Öncellikle onları anmak ve Allah’tan rahmet dilemekle başlıyorum.

*

Terörün her türlüsünü lanetlemek;

Hem devletin, hem de milletin görevidir…

*

Yeni Zelanda canisini de bu minvalde lanetledik…

*

Ancak kınamalarda önemli nüans farkları var…

Sonunda değineceğim…

*

Önce, dünyada yaşanan hadiselerde nelere üzüldük bakalım:

*

Ayetullah Hümeyni öldü, yas ilan ettik…

Papa 2. Jean Paul öldü, yas ilan ettik…

Abdullah bin Abdülaziz el Suud öldü, yas ilan ettik.

*

Taliban Pakistan’da 145 kişiyi öldürdü, yas ilan ettik.

*

11 Eylül saldırısında ölenler oldu, yas ilan ettik…

*

Peki…

Dünyanın en vahşi katliamının yaşandığı Yeni Zelanda katliamında neden…

Neden ulusal yas ilan etmedik, etmiyoruz ?

*

Bırakın yası…

Seçim kampanyalarına bir gün ara verip,

vefat edenlerin ailelerini bile  ziyaret etmedik.

*

Fransa’ya ise koştuk:

*

Paris’te terör saldırısı neticesinde,

17 kişi öldürülmüştü…

*

Sonra?

*

Sonra liderler işi gücü bırakıp; Fransa’ya gittiler. “Teröre lanet yürüyüşü “ yaptılar, kol kola girerek…

Aralarında, Netanyahu da vardı…

Abbas da vardı, Ahmet Davutoğlu da…

*

Bugün tek kişi gitmiyor Yeni Zelanda’ya…

Seçim derdi geçim derdi olmuş hepsinin…

*

“Bizden” deyip amcasının dükkanında para ödemeyen…

“Bizdensin” deyip, başkasıyla iş yapan…

“Bizdensin” deyip, işçisini bedava çalıştıran ülkemde…

*

“Bizdensin” deyip başka mahallenin çocuklarının cenazesine gidenlere de artık aşinayız.

*

Allah sonunuzu, sonumuzu hayretsin…

*

Sağlıcakla kalın