www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
BİR BAŞKA KASTAMONUSPOR


MİSAFİR YAZARLARIMIZ. KONUK YAZAR
 
 
Şüphesiz ki hemen hiç kimse Pazar günü Ankaragücü önünde Kastamonuspormuzun bu düzeyde bir futbol oynayacağını tahmin etmiyordu. Galibiyeti getiren unsurları doğru anlayabilmek ve yorumlayabilmek için maçı canlı izlemenin gerektiğini hemen dile getirelim. Ancak taraftar yorumlarını takip ettiğimiz ölçüde büyük bir kesimin bu başarıyı hala “bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir” mantığıyla ele aldığını görmekteyiz. Taraftarın bu tavrını göz ardı etmemek gerekli. Ancak Ankaragücü galibiyetini getiren süreci de iyi yorumlamak gerektiğini düşünüyorum. Şimdi süreci biraz özetleyelim.

Teknik direktör Ziya Doğan’ın geldiği günden beri takımın mantalitesini değiştirmeye çalıştığına yönelik vurgusu, alınan başarısız sonuçlarla birlikte taraftar arasında çok itibar görmemişti. Taraftarın Doğan’a yönelik tutumundaki haklılık unsurlarını iki noktada özetleyebiliriz. İlk olarak Ziya Doğan, geldiği ilk günden itibaren devre arasında takımı değiştireceğini ve bazı futbolcularla yola devam etmeyeceğini erkenden ilan etti. Hal böyle olunca bazı oyuncuların saha içindeki küskünlüğü ve takımdaki geleceğine olan inancı birçok maçtaki başarısızlığımızın temel nedeni olarak gösterilebilir. Düşünsenize hocanız, ligin ikinci yarısında takımda revizyon olacağını ve belki de sizinle çalışmayacağını henüz ligin 6. Haftasında size hissettiriyor ve bunu medyada paylaşıyor. Ziya Doğan’ın futbolculuğunu bilenler başarılı olma konusundaki azmini ve hırsını iyi bilir. Bu kadar tecrübeli bir hocanın böyle bir hata yapması normal miydi? Ziya hoca ne düşündü bilmiyoruz, ancak geçtiğimiz sezonun yıldız isimleri, Galatasaray’ı elinden kaçıran kadro, Karşıyaka’yı mağlup eden kadro bu kadroydu. 

İkinci olarak Ziya hoca hemen her karşılaşmada farklı bir on birle sahaya çıktı. İlk başlarda herkes takımı tanımak için bunu yaptığını sanmıştı ancak hocanın sonraki açıklamaları yine kafaları karıştırdı. Hocanın söylemi netti: “Kim formdaysa, antrenmanlarda kim kendini gösterirse ona forma vereceğim”. Kadrolar sürekli tartışıldı. Taa ki Ankaragücü maçına kadar…
Buraya kadar ki süreci neden anlattık?

Ankaragücü maçını canlı olarak izleyenler eminim ne demek istediğimi çok daha net anlayacaktır. Maçı izleyemeyip alınan galibiyeti tesadüfi olarak yorumlayanların da anlamasını sağlayalım. Öncelikle rakipten bahsedelim. Ankaragücü maça çıkarken grup lideriydi, sahasında sadece bir mağlubiyet almıştı o da diğer bir favori Gümüşhanespor’du. Son 9 maçta 8 galibiyet almıştı, bizim maç 10. Maç olacaktı. Stada vardığımızda bizi yaklaşık 12 bin kişilik bir taraftar grubu karşıladı. Bu sayı Kastamonuspor’un tarihindeki en kalabalık seyirciye karşı oynadığı maçtır, buna Galatasaray deplasmanı da dahil. Ankaragücü taraftarı son derece ateşli bir taraftar grubudur ve Ankara’da bu seviyede başka bir kulüp taraftarı bulamazsınız. Ankaralıların süper ligdeki diğer iki takımlarının toplamından bile daha fazla seyirciye oynarlar her hafta. Maça da öyle başladılar ve erken gol yeme alışkanlığımızı fırsata çevirdiler.

Ancak 1-0’dan sonra olayın rengi değişti. Kastamonuspor yediği gole rağmen oyun disiplininden hiç kopmadı. Soğukkanlı, ayağa isabetli pas yapan bir Kastamonuspor izlemeye başladık. Ankaragücünün saldırgan ve skoru açmaya yönelik tutumu Uğur, Cihan ve Mehmet’in her pozisyonda defansa ve hücum hattına sağladıkları katkıyla adeta sahada yok oldu gitti. Bu üç oyuncu maestro gibi yönettiler takımı. Oyuncularımızın isabetli pas yüzdesinin belki de en yüksek olduğu maç olduğunu söyleyebiliriz. Orta saha ve defans bloğu belki de ilk kez bu kadar birlikte ve yardımlaşmalı oynadı. Öyle ki bir ara sahada Galatasaray maçındaki hırsımız ve sakinliğimizi gördüm. Sanki grup lideri olan bizdik. 

Bana göre bu maçın yıldızı Ankaragücü alt yapısından yetişen Hasan'dır. Maçın 90 dakikası Ankaragücü sol kanadını felç etti. Belli ki bu sahada onun için çok fazla yaşanmışlık var. Ona arkadan Alaaddin’de ikinci yarıda destek verdi. Zaman zaman Fatih’i de kullandık. Yaşar ise Hasan'la beraber diğer bir yıldız isimdi. Üzerine düşen görevi yaptı ve bu takımda yedek kulübesinde oturamayacak tek isim olduğunu kanıtladı. Eminim ki Ankaragücü stoperleri bu sezon hiçbir santrafora karşı bu kadar zorlanmamışladır. Abartı bulanlar olabilir ancak tüm liglerdeki karşılaşmaları seyreden bir kişi olarak söyleyebilirim ki sanki bir süper lig takımı tecrübesiyle maçı oynadık.

Gelelim tekrar yazımızın başındaki tespitlerimize. İster beğenin ister beğenmeyin, Ziya Doğan’ın bize ilk geldiğinde anlatmaya çalıştığı şeyin meyvesini bu maçta aldığı çok açık. Kendisi de bunun keyfini yaşadığına eminim. Bazı demeçlerini hatırlayalım:

“Süper ligdeki oyuncularla ikinci ligdekiler arasında fark yok, tek fark mantalite. Sahada nerede duracağını ve koşacağını bilmek”, 
“amacım oyunu bilen okuyan, kondisyonu yüksek bir ekip yaratmak”, 
“bu zihniyete sahip herkes forma şansı bulabilir”, 
“profesyonel hareket edenlerle yola devam edeceğiz”.

Gerçekten de sahadaki Kastamonuspor ilk kez bu kadar motive, soğukkanlı, profesyonel ve istekliydi. Ekilen tohumlar, ne yazık ki hemen meyve vermiyor, zaman alıyor. Her ne kadar Türk futbolu meyveyi tohumu eker ekmek almak istese de Ziya hocanın ektiği tohumların meyve vermeye başladığı çok açık. “Bu takım mı ligin sondan dördüncüsü?” diyen Ankaralı basın mensuplarının şaşkınlığını unutamayacağım. Bu süreçte şüphesiz ki Ziya hoca da yazımızın başında kendisine yöneltilen iki eleştiri noktasının farkına varmış gözüküyor. Son 2 haftada oyuncularını sahiplendiği ve “gerekirse hiç transfer yapmayız” demeçlerinin oyuncuları biraz da olsa rahatlattığı çok açık. Ayrıca yaklaşık 10 haftadır süren kadro değişikliği sendromunun da bu maçta ortadan kalktığını da söyleyebiliriz. Maçtan önce Taraftar arasında bir oylama yapılsa sahaya sanırım bu kadro çıkardı. Ancak unutmayalım ki kadrodaki herkesin forma şansı buluyor olması geçtiğimiz Pazar günü 18 oyuncusunun tamamının hazır olduğu bir takım görüntüsünü bizlere izlettirdi. İstatistiklere göz attığımızda bu sezon oynanan 16 karşılaşmada 540 dakikanın üzerinde (yani ortalama 6 doksan dakika) forma şansı bulan oyuncu sayısının 14 olduğu dikkati çekmektedir. Belli ki bundan sonra her şey bizim için çok farklı olacak. Bu isteği enerjiyi ve inanmışlığı gördük. İkinci yarı da bambaşka bir Kastamonuspor izlemek temennisiyle. 

Bu şehir bunu hak ediyor!

Saygılarımla,
Erdem KIRK
ekirkbesoglu@gmail.com
 


Bu yazı 928 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI