www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
16 Eylül 1919 Gecesi Kastamonu'nun Kuva-yi Milliye


MİSAFİR YAZARLARIMIZ. KONUK YAZAR
 
 

16 Eylül 1919 Gecesi Kastamonu'nun Kuva-yi Milliye ile Birleşmesi Hakkında Nutuk'ta Geçen Bölüm (Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Berikan Yayınları, Ankara, 2019, s.122-126.)
"Kastamonu Valisinin İstanbul Hükûmetince Değiştirilmesi ve Bundan Çıkan Olay
Efendiler, Kastamonu’da vali bulunan İbrahim Bey, ben ordu müfettişi iken, kurmay başkanını olan Albay Kâzım Bey’in şahsen tanıdığı bir kimseydi. Bu sebeple kendisine her türlü sırlar bildirilmişti. Aramızda şifreli haberleşmeler yapılıyordu. Kendisi İstanbul hükûmeti tarafından İstanbul'a davet edildi. Bu daveti, yerine getirmemesi gerekirken, anlaşılmaz gerekçe ve düşüncelerle –İstanbul'da tutuklanmak için- Kastamonu'dan ayrılmıştı. İstanbul, İbrahim Bey’in yerine bir başkasını Kastamonu'ya vali olarak atamıştı. Bu kişi Eylülde İnebolu’ya varmış bulunuyordu. Kendisinin tutuklanmasını oradaki ilgililere emrettik. Bu konuda ilgi çekici küçük bir şey geçti. Müsaadenizle biraz etraflıca anlatayım: Kastamonu bölgesinde ve Kastamonu il merkezinde gevşeklik ve zayıflık belirtileri görülmeye başlanınca, Kastamonu'ya güvenilir ve güç sahibi bir subayın gönderilmesini Ankara'da bulunan Ali Fuat Paşa’dan rica etmiştim. Fuat Paşa, Kastamonu Bölge Komutanı sıfatıyla oraya Albay Osman Bey’i göndermişti. Osman Bey, tam 16 Eylül günü Kastamonu'ya varmıştı. Biz de kendisinden yeni gelen vali için verdiğimiz emrin uygulanmasını bekliyorduk. Arz ettiğim em-ri verdikten sonra, uygulama ve yürütme hakkında telgraf başında bilgi bekliyordu. Gece olmuştu. Kastamonu'dan benimle konuşarak istediğim bilgiyi verecek bir kimseyi bulamıyordum. Nihayet, 16/17 Eylül gecesi, Kastamonu ve dolayları Komutanı Albay Osman Bey, Kastamonu telgrafhanesine geldi ve aynen şu telgrafı verdi:
“Bugün Kastamonu'ya geldim. İstanbul Hükûmetinin adamları, vali ve-kili ve Jandarma Komutanının oyunu ile evimde tutuklandım. Vatansever subaylarımızın yardımlarıyla şimdi kurtuldum. Ben de vali vekilini ve Jandarma Alay Komutanını birlikte tutuklattım. Telgrafhaneyi işgal ettim. Buradaki durum önemlidir. Kongreden istirham ediyorum, buraya aldığı bütün kararları ile ilgili bilgi vererek sayın Kastamonu halkını aydınlatsın. Yeni va-linin İnebolu’ya indiği haber alındı. Hakkında nasıl bir işlem yapılacaktır? Burada, vali vekili ve başkalarının tayini konusunda millî kongrenin bana yetki vermesini ve bu istirhamla ilgili cevabı şu anda makine başında beklemekte olduğumu arz ederim”.

Osman Bey ile makine başındaki görüşmemiz şu şekilde de-vam etti:
Kendisine sordum:
"Şimdi orada duruma hâkim misiniz? Ne kadar kuvvetiniz vardır? Orada ilin ileri gelenlerinden güvenilir kim vardır? Yeni tayin edilip İnebolu’ya geldiği haber alınan valinin adı nedir? "
Osman Bey’in cevabı şuydu:
“Hâlen ile hâkim durumdayım. Herhâlde Kongrenin bana yardımcı ol-ması ve beni aydınlatması gerekir. Atanan valinin Konya Valiliğinden emekli, olduğu söyleniyor. Adı Âdil Rıza'dır. Kuvvetim iki yüz elli kişilik bir tabur ve dört tüfekli, bir ağır makineli bölüğünden ibarettir. Daha halk ile görüşülmemiştir. İl ileri gelen görevlilerinden Defterdar Ferit Bey vardır".
Osman Bey’e şu emri verdim:
"Şimdi siz vali vekilliğini kendi üzerinize alınız. Bütün askerî ve sivil kuvvetleri elinizde tutmaya tam olarak yetkilisiniz. Gelmekte olan valiyi he-men tutuklatacak çabuklukta tedbirler alınız. Yaptıklarınıza açıktan açığa karşı koyanlara karşı kararsızlığa düşmeden silah kullandırınız. İl Defterdarı, benim Diyarbakır'dan tanıdığım Ferit Bey ise, size yardım etmesi gerekir. Bo-lu Mutasarrıfına, aldığımız durumu ve yetkiyi hemen şimdi bildirerek onun da İstanbul'a karşı aynı şekilde hareket etmesini tarafımızdan söyleyiniz. Sinop Mutasarrıfı Mahzar Tevfik Bey’e de benim tarafımdan aynı talimatı veriniz. Yanınızda hangi şifre anahtarı vardır?"
Osman Bey’in cevabı:
"Vali vekilliğini Defterdar Ferit Bey’e, vereceğim, kendi üzerime alamayacağım. Bildiğiniz Ferit Bey'dir. Sinop Mutasarrıfı bildiğinizdir; kendisi görevden alınmıştır, vekillik Jandarma Tabur Komutanı Remzi Bey’dedir. Mah-zar Tevfik Bey’in Sinop'ta olduğu bildiriliyor. Şifre anahtarı tutuklu alay komutanındandır; istendi, alacağım cevaba göre arz ederim, efendim".
"Yanınızda başka şifre anahtarı var mıdır? Ferit Bey şimdi nerededir?
Durum hakkında bilgisi var mıdır? " diye sordum.
"Durumdan bilgisi yoktur, şimdi çağırıldı, gelecektir. Ben hiç şifre anah-tarı almadım çünkü tutuklanacağımı bilmiyordum, makam şifresi ile yazarım ümidinde idim." cevabını verdi.
"Oradaki jandarma tabur komutanı kimdir, ne kadar jandarma kuvveti vardır; emriniz altına girdi mi?" sorusunu yazdırdım. Buna da verdiği cevap-ta: "Jandarma Komutanı Emin Bey, yanımda ve benimle iş birliği yapmıştır. Merkezde jandarma sayısı otuz beş kadardır. Polis Müdürü Halil Bey de yanımda ve benimle iş birliği etmiştir. Polis sayısı kırktır. Piyade tabur komuta-nı Şerif Bey biraz budala olduğundan şimdilik tutuklanmıştır. Jandarma Ta-bur Komutanı Emin Bey, yüzbaşıdır. Defterdar Ferit Bey geldi, yanımdadır."
“Emin Bey’i biraz anlatır mısınız" sorusuna "7902 (318) çıkışlı, Üsküp'lü Emin, tanırsınız. Ayrıca ellerinizden öpüyorlar. "
Bunun üzerine şu satırları yazdırdım:
"Emin Efendi'yi tanırım, teşekkür ederim. Ferit Bey’e durumu anlattınız mı? Önemli hususlar makam şifresiyle bildirebilir. Sinop mutasarrıf vekili olan Jandarma Komutanı güvenilir bulunmadığı takdirde, yerine sizce uygun görülecek birinin vekilliğe getirilmesi için gerekli olan tedbirle düşünülmelidir. Yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz? "
Osman Bey: "Kuvvete ihtiyaç duyup duymadığımı daha sonra arz edeceğim; Jandarma Tabur Komutanı yeni geldiği için durumu anlaşılmamıştır, efendim." cevabını verdi. Osman Bey’e başka bir söyleyeceği olup olmadığını ve Ferit Bey'le durum değerlendirmesi yapıp yapmadıkarını sorup anladıktan sonra, şu telgrafı yazdırdım:
“Osman Bey’e ve Ferit Beyefendi’ye
Alınacak tedbirler ve yapılacak işlerinizde başarılar dilerim. Bize durumumuzdan ve gelmekte olan valinin tutuklandığından haber vermenizi bekleriz.
Mustafa Kemal”
Kastamonu da İstanbul'a Karşı Harekete Geçiyor
Ferit Bey, vali vekili; Albay Osman Bey, Kastamonu ve dolayları komutanı olarak faaliyete geçtikten bir iki gün sonra, kendilerini tekrar telgraf başına çağırarak bilgi istemiştim. İstanbul'da gereken makamlara, istenildiği şekilde ve halkın imzası ile telgraflar çekildiği, bütün illere ve sancaklara da bu telgrafların duyurulduğu bildirilmekle birlikte, birtakım sorular da soruluyordu. Söz gelişi:
"Halk diyormuş ki:
1 - Öteki illerin kamuoyu bizimle birlikte değiller midir?
2 - Bu olağan dışı durum ne zamana kadar sürecektir?
3-Kabinenin direnmesine karşı ne gibi tedbir buyruldu? Lütfen bizi aydınlatınız Paşam!"
Halk adına yönetilen bu soruların vali vekili ve komutan beylerin de zihinlerini işgal etmekte olduğunu hesaba katarak ona göre cevap vermek, yorgunluğa değerdi. Bunun için Sivas Kastamonu telini saatlerce işgal eden uzun bilgi verildi ve açıklamalar yapıldı. Bu açıklamaları şöylece özetleyebilirim:
1 - Millî kaynaşma, vatanın her köşesinde kuvvetli ve ateşli bir şekilde vardır. Bütün illerin en ufak köylerine kadar halk, en ufak birliğine kadar da bütün ordularımız tam bir duyarlılık içinde ve tam bir birlik hâlinde, bildirilen kararları uygulamakta ve yürütmektedirler. Halkın ikinci ve üçüncü sorusuna cevap olmak üze-re de:
2 - Ne zaman Kastamonu halkı bu durumu olağan dışı bulup endişeye düşmek zayıflığından kurtularak, amacımıza ulaşıncaya kadar dayanmakta kararsızlık göstermezse, işte o zaman bu olağan dışı durum kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Kabinenin direnmesi tabiidir. Buna karşı başka bir tedbire girişmeden önce, ilk tedbirimizi hakkıyla ve her yerde kesinlikle uygulama çarelerini düşüne-im. Söz gelişi, Bolu'nun durumu hakkında ne yapılmıştır? Bolu kesimine kadar olan bütün yerlerin İstanbul ile resmî haberleşmelerinin kesildiğinden emin miyiz? Bununla ilgili olarak, beklemekte olduğumuz bilgiler daha gelmemiştir. İşte, bu dediğimiz tedbir İstanbul'a kadar yaygınlaştırıldığı takdirde, kabinenin direnmeye gücü kalmayacağını sanırım. Bununla birlikte, bundan sonra da pek cahilce ve pek ahmakça bir inadı devam ettirmek isterlerse, herhâlde daha etkin tedbirler uygulanmasına imkân vardır.
Bundan sonra vali ve komutanın verdiği bilgilerden şunlar an-laşıldı:
İnebolu'dan İstanbul'a geri gönderilen yeni vali, Zonguldak’ta Dâhiliye Nazırından şöyle bir emir almış: "Bolu ve çevresi serbest-tir. Zonguldak'a çıkınız. İlin gereken yerleri ile haberleşiniz ve son gelecek emre kadar orada bekleyiniz". Gerçekten yeni vali Zonguldak'ta kalmış ve etrafa gözdağı vermeye başlamış.
Ferit ve Osman Beyler, Zonguldak Mutasarrıfına yeni valinin tutuklanıp karadan Kastamonu'ya gönderilmesini emretmişler. Mutasarrıf bunu yapmamış. Bununla birlikte, durumu öğrenen yeni vali orada barınmayarak, İstanbul'a dönmüş.

 

Mehmet Serhat Yilmaz

Görüntünün olası içeriği: Mehmet Serhat Yilmaz


Bu yazı 72 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI