www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Bugun...
Reklam
Reklam
Kızılelma Neresi?


Mehmet SAYAN Mehmet Saim SAYAN
mehmetsaimsayan@gmail.com
 
 

Son günlerde Cumhurbaşkanının “Kızılelma” kelimesini kullanmasıyla bu kelime televizyonlarda, gazetelerde en çok kullanılan bir kelime haline geldi. Bu kelimeyi edebiyatımızda hemen hemen aynı yıllarda yaşamış, Millî Edebiyat akımının güçlü temsilcileri olan Ziya Gökalp (1876- 1924) ve Ömer Seyfettin (1884-1920) kullanmışlardır.

 

Ziya Gökalp:
“Salınız gömülmüş, uçtuk hülyada,
Dinlenmedik hiçbir tatlı rüyada,
Son arzumuz budur fâni dünyada
Türk’üz, varacağız Kızılelma’ya…” mısralarıyla Kızılelma’yı Türk Milleti’nin varmak istediği hedef olarak yorumlamıştır.

 

Ömer Seyfettin ise 1917 yılında yazdığı “Kızılelma Neresi?” başlıklı hikâyesini Kanuni zamanında yapılan bir seferle bütünleştirerek çok güzel bir şekilde anlatmıştır:

 

“Kanunî Sultan Süleyman, otağını kurmuş sefere çıkacaktı. Padişahın otağında toplanan divan sebebiyle bütün devlet adamları oradaydı. Otağın dışındaki askerlerin kükreyen sesleri yeri göğü inletmeye başladı: “Kızılelma’ya… Kızılelma’ya…”

 

Padişah dışarıdan gelen seslere kulak kabarttı. Askerlerin ne zaman sefere çıkılsa bağırmaya başladıkları bu “Kızılelma” neresiydi acaba?  Padişah otağındaki devlet adamlarına sordu: “Kızılelma neresi? İçinizde bilen var mı?” Hiç kimse padişahın bu sorusuna bir cevap veremedi. Bunun üzerine padişah tek tek sormaya başladı. Ahmet Paşa: “Viyana olsa gerek padişahım…” cevabını verdi. Bunu diğer devlet adamlarının verdiği: “Çin, Hint, Viyana, Roma” cevapları takip etti…

 

Padişah tatmin olmamıştı… İskender Paşa: “Padişahım, bin âlimin bilmediğini bir ârif bilirmiş. İrade buyurun bir ârif bulalım. Ona sorun.” Padişah İskender Paşa’ya sordu: “Ârif kimdir?” İskender Paşa: “Bilmeyip sezen. Padişahım…” cevabını verdi.

 

Padişahın uygun görmesi üzerine İskender Paşa, dışarı çıktı. Bir süre sonra döndüğünde “Üç kişi tutup getirdim Padişahım” dedi. Padişah: “Tek tek içeriye alın” talimatını verdi. İlk adamı içeriye aldılar. Padişah sordu: “Kızılelma, Kızılelma diye bağırıp durursunuz. Neresidir bu Kızılelma?” Adam hiç tereddüt etmeden cevap verdi: “Padişahımızın bizi götüreceği yerdir.”

 

Diğer iki adamın da aynı cevabı vermesi üzerine padişah adamlarına dönerek şunları söyledi: “Gördünüz ya üçünün de cevabı aynı. Hakikat bir. Kızılelma benim gitmek istediğim, yani Hakk’ın beni göndereceği yerdir…”

 

Padişah, askerleri ödüllendirerek gönderdi. Dışarıda ise askerlerin bağırmaları artarak devam ediyordu: “Kızılelma’ya… Kızılelma’ya…”

 

Yukarıdaki “Kızılelma Neresi” hikâyesinin yazarı Ömer Seyfettin, Gönen’de doğdu. Edirne Askeri İdadisi’ni bitirdi. Askerlik yaptığı yıllarda Balkan kavimlerinin milliyetçilik ve istiklâl faaliyetlerine şahit oldu. Bu faaliyetlere reaksiyon olarak doğan Türk Milliyetçiliğini hikâyelerinde çok başarılı bir şekilde işledi. Çok genç yaşta vefat etmesine rağmen bu kısa ömrü süresince yazdığı: “Başını Vermeyen Şehit, Kütük, Topuz, Teke Tek, Kızılelma Neresi? Pembe İncili Kaftan, Forsa, Diyet, Primo Türk Çocuğu”  O’nun Türk Edebiyatı’na hediye ettiği ölümsüz şaheserlerdir. Bu hikâyeleri her Türk ailesi mutlaka çocuklarına okutmalı, Ömer Seyfettin’in hikâye kitapları mutlaka her Türk ailesinin evinde bulunmalıdır.

 

Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920’de vefat etti. O’nu vefatının 98. yıldönümünde rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun…

 


Bu yazı 419 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI