www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Reklam
Bugun...
Reklam
Çocuk Gelin (Hikâye)


Mehmet SAYAN Mehmet Saim SAYAN
mehmetsaimsayan@gmail.com
 
 

"2017 yılının ilk 10 ayında 337 kadın öldürüldü. 314 çocuk cinsel istismara, 246 kadın cinsel şiddete uğradı. 12 kadın kıyafetinden dolayı şiddet gördü. Boşanmalar arttı. Çocuk gelinler çoğaldı. İşte böylesine bir ortamda kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; kadınlarımızın şiddete uğramadığı, sağlık, mutluluk, huzur içinde yaşadıkları; çocuk gelinlerin olmadığı, çocukların istismara uğramadığı günler diliyorum.”


Annem: “Amcanlar yarın akşam hayırlı bir iş için gelecekler” dedi. Evde bir telâşedir gidiyor, yengem evi temizliyor, annem mutfakta börekler, baklavalar açıyordu. Meraktan yengeme sordum: “Amcanların gelecekleri hayırlı iş ne acaba?” Yengem: “Ne olacak kızım, seni Cafer’e istemeye geliyorlar.” Yengemi benimle alay ediyor sandım. “Benimle dalga geçme. Doğru söyle, ne için geliyorlar?” dedim. “Vallahi doğru söylüyorum. Seni isteyecekler.”

 

Yengem gayet ciddi idi. Mutfağa giderek anneme: “Anne, amcamlar beni mi istemeye geliyorlar?” diye sordum. Annem: “Evet kızım, seni istemeye geliyorlar.” “Ama nasıl olur anne. Ben daha çok küçüğüm. Henüz ortaokulda okuyorum” dedim. Gözlerimden yaşlar boşandı. Annem: “Ağlama. Neren küçük. Kocaman kız oldun. Ben de senin yaşında evlenmiştim” diyerek beni azarladı.

 

Amcamın oğlu Cafer, ortaokulu yeni bitirmişti. Henüz o da evlenecek olgunluğa gelmemişti. Babamla amcam mutlaka miras yabancıya gitmesin diye bizi yaşlarımıza bakmadan evlendirmek istiyorlardı. Çaresizlik içinde odama çekildim. Ağladım, ağladım…

 

Yengem: “Yemek hazır. Hadi gel. Babanla, ağabeyin geldiler” diye seslendi. “Benim karnım tok. Ben gelmiyorum.” dedim. Biraz sonra annem geldi: “Hadi gel, baban seni çağırıyor. Seninle konuşacakmış” deyince mecburen salona geçtim. Ama hâlâ ağlıyordum. Babam: “Kızım bak bu iş hayırlı olacak. Biz hiç kötü bir iş olsa böyle bir işe girişir miyiz? Bu evlilik nasıl olsa bir gün olacak. Hiç olmazsa yabancımız değiller. Huylarını biliriz. Sen yine yakınımızda olursun. Bir problem olursa anında yetişiriz.” Çaresizlik içinde bir imdat ister gibi ağabeyime baktım. Fakat ondan da bir ses çıkmıyordu. “Ben daha küçüğüm. Ben okumak istiyorum.” deyince babam kızdı. “Ne okumasıymış. Kocaman, gelinlik kız oldun. Kim seni şehirde okutacak. Böylesi münasiptir” deyip kestirip attı. Sofrada oturdum fakat hiçbir şey yemedim. Erkenden odama çekilip yattım. Bir türlü uyuyamıyordum. “Acaba kaçıp gitsem mi? Yoksa kendimi mi öldürsem” diye düşündüm. Neden sonra uyumuşum. Bu sefer de rüyamda öğretmenimin “Akraba evliliği yapanların çocukları özürlü doğabilir” sözünü kendisine bakarak söylemesi üzerine “Hayır, ben akraba evliliği yapmayacağım” diye bağırarak ter içinde kalmış bir şekilde uyandım.

 

O gün okula yollamadılar. Annem beni banyoya sokarak yıkadı. Akşama doğru da yengem saçlarımı tarayıp bana en son bayramda aldıkları elbiseyi giydirdi. Akşam misafirler geldiler. Hal hatır sormadan sonra yengem kaş göz işaretiyle beni dışarı çağırdı. Beraber mutfağa gittik. Yengem kahveleri pişirip, tepsiye koydu ve dağıtmak üzere bana verdi. Ellerim titreyerek kahveleri dağıttım, kendimi sanki boğulacak gibi hissediyordum. Kendimi dışarıya attım…

 

Birden salonda konuşmalar kesildi. Amcamın sesi duyuldu: “Bu akşam buraya hayırlı bir iş için gelmiş bulunuyoruz. Allah’ın emri, Peygamberimizin kavliyle kızımız Hatice’yi oğlumuz Cafer’e istiyoruz.”

 

Bir süre sessizlik oldu. Sonra bu sessizliği babam bozdu: “Hayırlı olsun. Verdim gitti.” Yengem dışarı gelerek beni içeri götürdü. Cafer’le beraber salondakilerin ellerini öptük. Yengem amcamların gelirken getirdikleri şekeri dağıttı. Amcam ve babam büyük bir meseleyi halletmenin huzuru içindeydiler. Benimse içimde fırtınalar kopuyordu…

 

Ne demek “Verdim gitti.” Evlenecek olan bendim. Ama hiç kimse bana fikrimi sormamıştı…

 

On gün sonra aile içinde nişan merasimi yapıldı. Yılsonunda okullar tatil olunca da düğün yapılmasına karar verildi.

 

Nihayet okullar tatil oldu. Düğün haftası geldi çattı. Yaşlarımız tutmadığı için resmi nikâh yapılamadı. İmam, dini nikâhımızı kıydı. Davullar çaldı, yemekler verildi… Gelin alayı evimize geldiğinde babam elimden tutarak beni amcama teslim etti. Yeni bir geleceğe doğru hareket ettiğimizde son bir kere daha evimize baktım. Hıçkırarak ağlıyordum…



Bu yazı 132 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI