www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Bugun...
Reklam
Reklam
YANLIŞLARA MANİ OLUNMALI YADA EN AZINDAN BUĞZ EDİLMELİ!


Mehmet DOGAN MEHMET DOGANLA CUMA SOHBETİ
mehmet_dogan1956@hotmail.com
 
 

Değerli okurlarım;
Bir kısım insanların bazı sözleri söyleyebileceğini tahmin etmek mümkün değildir, duyulduğu zaman da hayal kırıklığına sebep olur. Hele bu insanlar “İslam davası” peşinde olduklarını iddia ediyorlarsa, ağızdan çıkan sözlere ve yaptıklarına çok dikkat etmek zorundadırlar. Bir bakan; Kur’an-ı Kerim’deki Bakara suresi için “Bakara, makara” diyerek alay edebiliyor, bir başka bakan; “Peygamber Mekke’ye girerken gurura kapılmış ve Allah tarafından ikaz edilmiştir. Biz ise yaptıklarımızdan gurura kapılmadık” diyebiliyor, bir milletvekili; “Bizim Allah’ın bütün sıfatlarını taşıyan bir liderimiz var”, bir başkası; “Bunlar da bizim liderimizin sünnetleridir” ve başka bir densiz; “Bizim liderimize dokunmak bile ibadettir” derken, Allah korusun “Şirk” sayılabilecek sözler ettiklerinin farkında bile değiller. Ne kadar üzücüdür ki; bu sözlere, ne Diyanet İşleri Başkanlığından, ne din alimi geçinenlerden, nede dini cemaat ve tarikatlardan bir tepki gelmedi. Tam tersine bir çok cemaat ve tarikat, din adına kurulmuş çok sayıda dernek, cemiyet ve vakıf yöneticisi bu densizlikleri yapanları desteklemek için gazetelere sayfalar dolusu ilanlar verdiler.
Değerli okurlarım; tarihimizde yaşanan iki örnek ile geçmişteki gücümüzün sırrını ve bugünkü cüceliğimizin sebebini anlatmaya çalışayım. En ufak bir hatayı bile affetmeyen Yavuz Sultan Selim, İstanbul tüccarlarının dükkanlarında arama yaptırır. 400 esnafın dükkanında İran ipeği bulunur. Yavuz, “Derhal bunların kellesi kesile” emrini verir ve atına atlayıp Rumeli tarafına doğru yola çıkar. Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi bunu duyar ve hemen hareket eder. Amacı; kellesi bahasına da olsa Padişahı bu kararından vazgeçirmektir. Nihayet Padişah’a yetişir ve “Padişahım verdiğiniz karar Şer-i kanunlarımıza muhaliftir” der. Yavuz kararından vazgeçmez. Zembilli ısrar eder, “Bu kararınız yanlıştır” deyip, sebebini açıklar. Yavuz’un kararından dönmeye yine niyeti olmadığını görünce Zembilli, büyük bir cesaret ve kararlılıkla şöyle haykırır: “Padişahım Padişahım! benim niyetim 400 kişinin kellesini kurtarmak değil, sizin ahiretinizi kurtarmaktır” Sultan Selim Han Bu söz üzerine derhal kararından vazgeçer ve İstanbul’a idamların durdurulması için haber gönderir. 
Bahsetmek istediğim ikinci olay, Sultan III.Mehmet ve Hocası Sadettin Efendi ile ilgilidir. Bilindiği gibi Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra Osmanlı padişahları ordunun başında savaşlara gitmez oldular. Hoca Sadettin Efendi III.Mehmet’i yetiştirirken sürekli, ordunun başından ayrılmamasını telkin eder. 1596 yılında Sultan III. Mehmet’in başında bulunduğu Osmanlı Ordusu ile Almanya İmparatorunun kardeşi Arşidük Maximilian’nın başında bulunduğu Haçlı ordusu Haçova denilen yerde karşılaşır. Haçlıların ilk hücumu ile Osmanlı ordusunun Sultan Mehmet’in bulunduğu orta kısmı sarsılır. Düşman çadırlara kadar ulaşır ve yağmalamaya başlar. Bu durum Padişah’ta paniğe sebep olur. Sadrazam Damat İbrahim Paşa, Haçlı ordusunun eline geçmesi halinde doğuracağı sonuçları düşünerek, padişaha geri çekilmesini telkin eder. Padişahın geri çekileceği sırada 60 yaşındaki Hocası Sadettin Efendi III.Mehmet’in atının dizginlerine yapışır: “Padişahım, nereye gidersiniz? Savaşın hali budur, gönlünüzü ferah tutun. Şimdi lazım olan yerinizde kararlı ve sabit durmanızdır. Peygamberimizin mucizesi ile zafer bizimledir” diye haykırır. Padişahın yerinde durduğunu gören askerler ani bir taarruza geçerler. Haçlı ordusu neye uğradığını şaşırır. 20 bin atlısı bataklıkta boğulur, 50 bin askeri savaş meydanında kalır. Osmanlı ordusu Hoca Sadettin Efendinin diyareti ile Malazgirt, Mohaç ve Çaldıran gibi büyük bir zafer kazanır. Bu zafer Osmanlı’nın kazandığı son büyük meydan savaşıdır. 
Zembilli Ali Efendi’nin, Yavuz gibi celalli bir padişaha ve Hoca Sadettin Efendi’nin Sultan III.Mehmet’e karşı gösterdikleri dirayetli davranışı, Diyanet İşleri Başkanlığı, cemaat ve tarikat liderleri ve din alimi olduklarını iddia edenler gösteremediler. Ama en azından buğz etmelerini beklerdim. 
Cuma günü görüşmek üzere Allaha emanet olunuz. 
Mehmet DOĞAN
mehmet_dogan1956@hotmail.com



Bu yazı 1682 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI