www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Reklam
Bugun...
Reklam
KİME NİYET KİME KISMET!


Mehmet DOGAN MEHMET DOGANLA CUMA SOHBETİ
mehmet_dogan1956@hotmail.com
 
 
Değerli dostlar; Türk İslam tarihi içinde önemli bir yeri olan İsmail Bey hakkında bilgi verdikten sonra günümüze dönmek istiyorum. Değerli araştırmacı Fazıl Çiftçi’nin, İsmail Bey ile ilgili Talat Mümtaz Yaman’ın Kastamonu Tarihi adlı kitabından aldığı bilgiler özetle şöyledir: İsmail Bey, babası İbrahim Bey’in ölümü üzerine Candaroğulları Beyliğinin başına geçer ve Beyliğin son emiri olarak Kastamonu’da 1443-1461 yılları arasında hüküm sürer. Osmanlı ve bir çok Türk İslam hükümdarları arasında saygın bir yeri vardır. Çok alim, fazıl, halim, selim ve sakin bir zattır. Hayıtını Kastamonu’nun imarı, ilim ve fennin yükselmesi ve ilerlemesi için vakfetmiştir. Onun devrinde Kastamonu, devrinin en ileri bir ilim şehri olmuştur. Zamanın en meşhur ilim adamlarını çevresine toplayarak geniş imkanlar sunmuştur. Kendisi de ilim erbabı olan İsmail Bey, fıkıhtan “Hulviyyatı Sultani” adında 648 sahifelik büyük bir eser kaleme almıştır. Osmanlı Padişahı II.Murat’ın kızı ve Fatih’in ablası Hatice Sultan’la evlenmiş, Fatih Sultan Mehmet’in arzusu üzerine bizzat İstanbul kuşatmasına katılmış ve İmparator’a barış elçisi olarak gönderilmiştir. Fatih’in 1461 yılında Candaroğulları memleketini kuşatması üzerine Müslüman kanı akmasını istememiş, barış yoluyla topraklarının Osmanlı hudutları içine katılmasını kabul etmiştir. İsmail Bey, Fatih tarafından önce Bursa Yenişehir’e gönderilmiş, birkaç ay sonra da Bulgaristan’ın Filibe Sancağı kendisine dirlik olarak verilmiş, hayatının sonuna kadar orada Türk İslam Kültürünün yerleşmesi için çalışmıştır. Medfun olduğu cami ve türbe 1914 yılında Bulgarlar tarafından yıkılmıştır. İsmail Bey, bir çok eserle birlikte Kastamonu Merkezinde kendi adıyla bilinen; cami, imaret (misafirhane), medrese, kervansaray, hamam, şadırvan ve türbeden oluşan bir külliye yaptırmıştır. Türbeyi vefat eden alimler ve aile efradı ile vefatında gömülmek üzere kendisi için yaptırmış ise de Filibe’de vefat ettiğinden orada toprağa verilmiştir. Değerli dostlar; şimdi gelelim güncel meselemize… Sizlerin de malumu olduğu üzere Sayın D.Bahçeli, Cumhurbaşkanımızın kanunlara uygun hareket etmeyerek fili bir durum yarattığını, bu halin devamı önümüzdeki günlerde kaosa sebep olacağını ve ülkemizi sıkıntıya sokacağını söylemiş ve başkanlık sistemini öngören teklifin gündeme alınmasını sağlamıştır. İki parti arasında yapılan mutabakatla 18 maddelik teklif hazırlanarak meclisten geçirilmiş ve halk oyuna sunulmuştur. Sonuç hepimizin malumu… Kökten yönetim değişikliği getiren ve başkana olağanüstü yetkiler veren yeni yasal düzenlemenin, kamuoyunda mevcut Cumhurbaşkanımız için yapıldığı kanaati yaygındır. Hakikat böyle bile olsa; Kasım 2019’da yapılacak seçime kadar Cumhurbaşkanımız dahil hiç kimsenin hayatta kalma garantisi yoktur. Makam ve mevkisi ne olursa olsun herkes ölümü tadacaktır. İsmail Bey’e kendisi için yaptırdığı türbeye gömülmesi nasip olmadığı gibi, Başkanlık Sayın Cumhurbaşkanımıza da nasip olmayabilir. Mesela en çok emek verenlerden biri olan Sayın Bahçeli’ye, Sayın Abdullah Gül’e ya da Sayın Kılıçdaroğlu’na neden nasip olmasın? Kime niyet kime kısmet belli mi olur?


Bu yazı 358 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI