www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Reklam
Bugun...
Reklam
AZİZ İSTANBUL!


Mehmet DOGAN MEHMET DOGANLA CUMA SOHBETİ
mehmet_dogan1956@hotmail.com
 
 

Değerli dostlar; Nedim gibi Yahya Kemal gibi pek çok şairin şiirlerine konu olan güzel İstanbul’umuzun fethinin 564.yıldönümünün hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

            İstanbul, jeopolitik ve jeostratejik öneminden dolayı daima dikkat çekmiştir. 447 yılında Türk-Hun İmparatoru Atilla tarafından kuşatılmış, ancak yıllık vergi karşılığı kuşatma kaldırılmıştır. Avar Türkleri ile Sasaniler tarafından 626 da kuşatılmış, Bizans’ın ağır şartlar taşıyan barış anlaşmasını imzalamasından sonra kuşatma kaldırılmıştır.

 

             Peygamber Efendimizin İstanbul’un fethedileceğine dair müjdesi, şehri fethedecek komutan ve askerleri övmesi İslam ordularının İstanbul üzerine seferler düzenlemesine neden olmuştur. Nitekim 3.halife Hz. Osman’ın hilafeti zamanında Hz. Muaviye Bizans’a karşı deniz seferini başlatmış, 668 yılında İslam orduları İstanbul’u kuşatmıştır. Bu kuşatmaya Peygamber Efendimizin sancaktarı Ebu Eyyüp El-Ensari (r.a.) ile pek çok sahabe-i kiram (r.a.) katılmıştır. 80 yaşındaki Eyüp Sultan Hazretleri şehit olmuştur. İstanbul fethedildiğinde, Fatih’in hocası Akşemsettin Eyyüp Sultan Hazretlerinin mezarını bulmuş ve adına bugünkü Eyyüp Sultan Camii ile Külliyesi yaptırılmıştır.

 

            İstanbul; bundan sonrada 673’te Hz.Muaviye zamanında, 713 yılında Emeviler devrinde ve 781 senesinde Harun Reşit zamanında kuşatılmış ise de sonuç alınamamıştır.

 

            Müslüman Türk Milletinin İstanbul’a ilgisi 1071 Malazgirt zaferinden birkaç sene sonra başlar. Anadolu Selçuklu devletini kuran Süleyman Şah, 1080 yılında bir bahar günü Üsküdar tepelerinin birinden İstanbul’u seyrettikten sonra, parmağıyla İstanbul’u göstererek şu veciz konuşmayı yapar:

 

             “Bu güzel belde neden bizim olmasın? Neden gaza meydanlarında zaferden zafere koşturduğumuz bayraklarımız bu muhteşem şehrin surları üzerinde dalgalanmasın? Neden Ümmeti olmakla şereflendiğimiz, yolunda olmayı hayatımızın gayesi bildiğimiz, alemlere rahmet olarak gönderilen, hak ve son Peygamber, şan ve şerefi çok yüce olan sevgili Peygamber Efendimizin sevgisine layık serdar ben, bu sevgiye layık askerler siz olmayasınız?”

 

            Ama ne yazık ki; bu sırada başlayan haçlı seferleri hem İstanbul’un fethini hem de Türklerin Avrupa kıtasına çıkmasını asırlarca geciktirir.

 

            Haçlı seferleri bittiğinde ise sahnede Osmanlı İmparatorluğu vardır. Bu kez Bizans ile Osmanlılar karşı karşıya kalırlar. Yıldırım Bayezid İstanbul’u; biri 1390, diğeri 1397 de olmak üzere iki defa kuşatır ve bu arada Anadolu Hisarını yaptırır. Yıldırım Bayezid İstanbul’u fethetmekte kararlıdır, ancak Timur ile 1402 de yapılan Ankara savaşı, bu fethin yarım asır sonraya kalmasına sebep olur. 1411 yılında Yıldırım Bayezid’ın oğlu Musa Çelebi İstanbul’u muhasara eder, fakat alamaz. Yıldırım’ın torunu Sultan II.Murat, 1422 senesinde İstanbul’u kuşatır. Şehrin düşmesi an meselesiyken Bizans, Roma kilisesi ve İran’ın işbirliği ile Anadolu da büyük bir isyan çıkarılır. Bunun üzerine II.Murat Han kuşatmayı kaldırarak orduyu Anadolu’ya göndermek zorunda kalır.

 

            Nihayet bu güzel şehrin fethi, daha çocuk denecek yaştaki genç padişah Sultan Mehmet Han’a nasip olur. Sultan Mehmet Han’ın ilk icraatı Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarını yaptırarak İstanbul Boğazını kontrolü altına almak olur.  İstanbul’un surlarında  gedik açacak zamanının en etkili toplarını döktürür. Hazırladığı donanmayı karadan yürüterek denize indirir ve hem denizden hem karadan İstanbul’u kuşatır. 29 Mayıs 1453 Salı sabahı son bir hücumla İstanbul Osmanlı ordusunun eline geçer. Böylece II.Mehmet Han Fatih ünvanını alır ve Peygamber Efendimizin “İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu Fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel asker.” methine mashar olur.

 

            Tarih boyunca 26 defa kuşatılmış olan İstanbul’un fethi, Türk tarihinin en mühim hadisesi ve Türklerin tarihte kazandığı zaferlerin en muhteşemidir. Bu zafer İslam dünyasını sevince boğmuş, günlerce şenlikler yapılmış, camilerde şehitlerin ruhuna hatimler okunmuştur.

 

            İstanbul, asırlarca Osmanlı’nın payitahtı olmakla kalmamış, aynı zamanda Türk İslam kültür ve medeniyetinin de merkezi olmuştur. Osmanlı’nın Birinci Cihan Harbinde yenilmesi üzerine bu güzel şehir, 13 Kasım 1918’den 2 Ekim 1923 tarihine kadar işgal kuvvetlerinin elinde kalarak acı günler yaşamış, İstiklal Harbi’nin kazanılmasıyla tekrar eski günlerine dönmüştür.

 

Her tarafı han, hamam, çeşme, medrese, camii ve külliyelerle nakış nakış işlenmiş olan İstanbul’un ebediyen Türk İslam beldesi olarak kalmasını Rabbim’den niyaz ediyorum. 

 

                                                                                                                        31/05/2017

Mehmet Doğan 



Bu yazı 590 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

2019 YEREL SEÇİMLERİNDE BELEDİYE BAŞKANI KİM OLSUN?


YUKARI