ResimLink - Resim Yükle
Maske takmayan ve 3 adım mesafe kuralına uymayanlara ceza

Maske takmayan ve 3 adım mesafe kuralına uymayanlara ceza

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, corona virüsle mücadelede alınan yeni tedbirleri açıkladı. Vatandaşla
Ana Sayfa YAZARLAR 18.03.2020 2433 Görüntüleme

Çanakkale Zaferi ve Seyit Onbaşı

Yıl 1928, aylardan eylüldür. Yıllar sonra Gazi Mustafa Kemal, bir yurt gezisi sırasında Balıkesir’e gelmiştir. Oradan da Çanakkale’ye geçecektir. Geçerken Havran ve Edremit’e uğrar. Havran halkı Atatürk’ü kasaba dışında karşılar. Geceyi de kasabalarında geçirmeleri için ricada bulunurlar. Atatürk bu isteği kabul eder.
Akşam, yöre ile ilgili sorunlar hakkında kaymakamdan bilgi alan Atatürk, kaymakama: “İlçenizde büyük bir kahraman vardır. Seyit Onbaşı. O’nu bulunuz” der. Vali, kaymakam seferber olurlar. Seyit Onbaşı’yı bulurlar. Atatürk’ün karşısına çıkacağı için ona yeni bir takım elbise giydirirler. Daha sonra da Atatürk’ün karşısına çıkarırlar. Atatürk sorar: “Seyit nedir bu hal?” Seyit: “Ne bileyim Paşam… Apar topar beni bulup, işte bu elbiseyi giydirdiler.” Atatürk Seyit’e: “Ne işler yapıyorsun?” diye sorar. Seyit: “Ne işler yapayım komutanım. Yine aynı işleri yapıyorum. Odun kesiyorum. Kömür yapıyorum.”
Atatürk, etrafındakilere: “Beyler, bu kimdir bileniniz var mı?” diye Seyit Onbaşı’yı göstererek sorar. Kimse Seyit Onbaşı’yı tanımamaktadır. Bunun üzerine Atatürk: “Bu gördüğünüz büyük bir kahramandır. Çanakkale Savaşı’nda 215 okkalık mermiyi kaldıran yiğit bu yiğittir.”
Sonra Atatürk, Vali ve Kaymakama dönerek: “Beyler, bu kahramanın durumuyla yakından ilgilenin. Memleketimizi bu kahramanlar sayesinde kurtardık” der.
Bu olaydan sonra, Edremit Ziraat Bankası aracılığıyla Seyit Onbaşı’ya bir miktar para ödülü verilir. Artık Seyit Onbaşı, çevrede herkes tarafından tanınan bir kişidir. (1)
1889 Havran ilçesi Çamlık Köyü doğumlu Seyit, 1909 yılı Nisan ayında askere alınmış, 1912’de Balkan Savaşları’na katılmış, savaş bitiminde de terhis edilemeden Çanakkale Cephesi’ne gönderilmiştir. Çanakkale Savaşları’nda Mecidiye Bataryası’nda Atatürk’ün topçu askeri olarak görev yapmıştır. 1915 Çanakkale Deniz Savaşı sırasında tabyada ayakta kalabilen tek topun da vincinin bozulması üzerine Seyit, 275 kiloluk mermiyi tek başına kaldırarak topa sürmüş ve ateşlemiş, İngilizlerin batırılamaz denilen en büyük savaş gemisi Ocean’ın büyük yara almasını sağlamıştır. Koca Seyit sağlığında devletten maaş almayı kabul etmemiş, odunculuk ve kömür yapımı ile hayatını kazanmıştır. Yıllar sonra Edremit’te bir zeytinyağı fabrikasında hamallık yapmış ama yakalandığı hastalık yüzünden işten atılmıştır. 1939 yılında vefat etmiştir. Vefatı sonrasında kızı Ayşe’ye 150 lira maaş bağlanmıştır. “Babam sağlığında aç, sefil bir hayat yaşadı ama yoksulluğu yüzünden hiç üzülmedi. Devlet şimdi bana bakıyor. Hasta olursam tedavi ettiriyor, ilaç veriyor” diye dua eden Ayşe Nine de 2007 yılında 96 yaşında vefat etmiş, babasının adının verildiği Kocaseyit Köyü’nde defnedilmiştir. (2)
Allah Seyit Onbaşı’nın ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün Çanakkale şehit ve gazilerimizin mekânını cennet etsin. Seyit Onbaşı ve O’nun gibi sağlıklarında yeterli ilgi, destek ve saygıyı gösteremediğimiz, bütün gazilerimiz için de Allah bizi affetsin…
Çanakkale Savaşlarında, İstiklâl Savaşı’nda, Güneydoğudaki terör mücadelesinde, son olarak Suriye’de devletin bölünmez bütünlüğü için mücadele ederken şehit düşen kahramanlarımızı, bugün aramızda olmayan gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize sağlıklı bir ömür diliyorum.
Yazımı Çanakkale ruhunu en güzel anlatan Necmettin Halil Onan’ın “BİR YOLCUYA”  şiiriyle bitiriyorum:
“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
          Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
          Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
          İstiklâl uğrunda, namus yolunda
          Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
          Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
          Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
          Bir harbin sonunda bütün milletin
          Hürriyet zevkini tattığı yerdir.”
_________________________________________________________________
(1) Gazilerin Dilinde Çanakkale / Hazırlayan: Gülcan Tezcan
      Yarımada Yayınları / Tel: 0212 631 77 05  / www. yarimada.com.tr
(2) Kızıl Toprak Ak Yemeni Savaşın Kadınları / Zümrüt Sönmez
                  Yarımada Yayınları / Çanakkale Kitaplığı 16

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

YA HAYIR KONUŞ YA DA SUS !

YA HAYIR KONUŞ YA DA SUS !

Hazır Site by Uzman Tescil