www.kastamonubirincihaber.com kastamonuhaber kastamonudan haber birincihaber bizden haber kastamonugazeteleri haberler.com
Bugun...
Reklam
Reklam


BALTACI.TAPU KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİLİK YAPILMASI.

BALTACI.TAPU KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİLİK YAPILMASI.
+ -
Reklam

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı geçtiğimiz gün Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin Meclis Genel Kurulundaki görüşmelerinde CHP Grubu adına söz aldı.

Sözlerine 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, 5 Temmuz 1993'te ise Başbağlar’da yaşanan katliamlarda hayatlarını kaybeden aydın, yazar ve vatandaşları anarak başlayan Baltacı, “Herkes şunu bilmeli ki acılarımız ortaktır, kalbimizin kuyusunda yaralarımız kardeştir” dedi.

“SİYASET BÜROKRASİNİN EMRİ ALTINA GİRMİŞ DURUMDA”

Mecliste yine bir torba kanun teklifi ile karşı karşıya olduklarını, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin parlamentoyu güçsüz kılmaya devam ettiğini belirten Milletvekili Baltacı, “Bu teklifle birlikte toplam 8 kanunun 17 maddesinde değişiklik yapılacak, 9 madde eklenecek, 2 madde yürürlükten kaldırılacak. Yine, anlayacağınız gibi bir torba kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Her şeyden önce şunu belirtmek lazım, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle bize ve kamuoyuna söylenen şuydu; Bundan sonra torba kanun teklifi olmayacaktı, bundan sonra Parlamento daha güçlü olacaktı, yasamanın ve yürütmenin sınırları daha belirgin, daha kalın çizilecekti. Ama görünen o ki sistem böyle işlemiyor, sistem bürokrasinin emri altına girmiş durumda, siyaset bürokrasinin emri altına girmiş durumda” ifadelerini kullandı.

BU KANUN ACELEYLE HAZIRLANMIŞ BİR KANUNDUR

Kanun teklifinin aceleyle hazırlanmış olduğunu, bu haliyle meclisten geçmesi durumunda 1 yıl sonra yeniden düzenlemeye ihtiyaç duyulacağını söyleyen Hasan Baltacı, “Peşinen şunu söylemem lazım, Bu kanun teklifi bu hâliyle yasalaşırsa bundan önce yapılan yasalar gibi en fazla bir yıl sonra tekrar bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olacağı açıktır. Çünkü bu kanun kentleşme sorunuyla ilgili hiçbir sorunumuzu çözmediği gibi daha karmaşık hâle getireceği açıktır. Bu kanun aceleyle hazırlanmış bir kanundur. Bu kanunun içerisinde kentlere dönük bütüncül bir yaklaşım yoktur. Kentlerimiz söz konusu olunca örneğin kentleşmenin paydaşları olan meslek odaları niye dışlanıyor? Üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler, o Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na uygun olarak kurmuş olduğumuz kent konseyleri neden dışlanıyor, neden onların fikirleri alınmıyor anlamış değilim” diye konuştu.

BU KANUN TEKLİFİ YASALAŞTIĞINDA HİÇBİR

SORUNUMUZU ÇÖZMEYECEĞİ GİBİ ESASINDA

YEREL YÖNETİMLERİN GÜCÜNÜ DE AZALTACAKTIR

Bu kanun teklifinin hiçbir sorunu çözmeyeceğinin altını çizen Hasan Baltacı, “Evet, bizim yeni bir İmar Kanunu'na ihtiyacımız var, bizim yeni bir Tapu Kanunu'na ihtiyacımız var, bizim yeni bir Toprak Koruma Kanunu'na ihtiyacımız var. Bizim kentsel dönüşüm başta olmak üzere kentle ilgili bütün kanunları tekrar, yeniden uzun boylu konuşmaya ihtiyacımız var. Örneğin komisyonda bu kanun görüşülürken Harita Mühendisleri Odasının olmasını isterdim. Planlamayla ilgili bir mevzuat görüşürken Mimarlar Odasının, Şehir Plancıları Odasının komisyonda olmasını isterdim. Çevre Mühendisleri Odasının komisyonda olmasını isterdim. Bu alanda çalışan akademiye mensup bilim insanlarının, üniversitelerin, sendikaların, kent üzerinde söz söyleyebilecek bütün organların komisyonda olmasını isterdim. Ama maalesef, komisyona bu teklif bürokratlar eliyle hazırlanıp geldi, bir günde tartıştık, şimdi de Genel Kurula indi. Bu kanun teklifi yasalaştığında hiçbir sorunumuzu

çözmeyecek. Esasında yerel yönetimlerin gücünü azaltan bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

RANTA GEÇİT VERMEYEN DÜZENLEMELERİ

ÖNÜMÜZE KOYMAMIZ GEREKİYORDU

Kanun teklifinde olması gerekenin yerel yönetimlerin yetkilerini arttırarak, ranta geçit vermeyen bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade eden Milletvekili Hasan Baltacı, “Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifi özellikle metropoller ve metropollerdeki kentsel dönüşüm alanları başta olmak üzere, bu alanlarda yapılacak tasarruflarla ilgili yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlıyor. Cumhurbaşkanı ve bakanlara devrediyor. Hâlbuki olması gereken, yerel yönetimlerin söz hakkını daha da fazlalaştırıp, ranta geçit vermeyen düzenlemeleri önümüze koymamız gerekiyordu” dedi.

YURTTAŞIMIZ MERKEZÎ İKTİDARIN ÇÖZEMEDİĞİ

PROBLEMLERİN BUNDAN SONRA

YEREL YÖNETİMLER ELİYLE ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYOR

Vatandaşların yerel yönetimlerin gücünün arttırılmasını istediğini ifade eden Hasan Baltacı, “Bakın, bir yerel seçim atlattık, 31 Mart ve 23 Haziran tekrar seçimlerini atlattık, şunu gördük. Türkiye'de yerel yönetimlerin gücü siyasette giderek artacak. Çünkü, seçmenimiz ve yurttaşımız merkezî iktidarın çözemediği problemlerin bundan sonra yerel yönetimler eliyle çözülmesini istiyor. Yurttaşlarımız işsizlik sorununun çözümünü de artık yerel yönetimlerde görüyor, eğitim ve sağlık sorununun çözümünü de artık yerel yönetimlerde görüyor, ulaşım, doğal gaz, su sorununun çözümünü de artık belediyeler de görüyor. Sokakta yurttaş, merkezî iktidarla ilgili umutlarını kaybetmiş durumdadır. Bunu da 23 Haziran seçimleriyle tescillemiştir ve ortaya koymuştur. Her şeyden önemlisi, yurttaş, huzur içerisinde yaşayabileceği, güven içerisinde yaşayabileceği bir kent istiyor. Hâlbuki, yasa metnine bakıyorum, kanun teklifine bakıyorum, Cumhurbaşkanına ve bakanlara bazı yetkiler daha veriyoruz. Örneğin, kentsel dönüşümle ilgili, örneğin afet riski altındaki alanların dönüştürülmesiyle ilgili, Hazineye ait imar parsellerinin ve tarım arazilerinin üzerindeki hak sahibi kullanıcıların devredilmesi konusunda yerel yönetim özellikle dışlanıyor” diye konuştu.

BU KANUNLA BİRLİKTE ASLINDA EĞİTİMİ,

SAĞLIĞI BİR NEVİ ÖZELLEŞTİRİYORUZ

“Bu kanun teklifi, düzenleme, ortaklık payına konu alanlarda eğitim, sağlık, spor, kültür, kreş alanları gibi alanların kamu eline geçmeden önce özel sektör eliyle yapılaşmasına imkân sağlıyor” diyen Hasan Baltacı, meclisteki konuşmasını şu şekilde sürdürdü;

“Değerli arkadaşlar, eğer böyle yaparsak biz bu kanunla birlikte aslında eğitimi, sağlığı bir nevi özelleştiriyoruz demektir. Buradaki bir maddede şöyle söylüyor: ‘18 uygulaması yapılmadan önce malik adına kayıtlı bir parselde eğitim ve sağlık alanı varsa özel sektör eliyle yapılabilir.’ Peki, düzenleme yapıldıktan sonra, arazi kamu arazisi olduktan sonra üzerine yapılan bina nasıl kamuya geçecek? Bununla ilgili ciddi bir soru işareti var.”

YANLIŞ PLAN, DOĞRU UYGULANMAZ

Yanlış planın sonradan yapılan düzenlemelerle doğru uygulanmaya çalışılmasını da eleştiren Milletvekili Baltacı, “Otoparklarla ilgili bir düzenleme var. Ben kendi seçim bölgemden örnek vereyim. Kastamonu'dan örnek vereyim. İnsan sormadan edemiyor. 2000 yılından beri otoparklar için inşaat ruhsatlarından pay alınıyor ama hâlâ otoparklar için yeterli alan yok. Şimdi, bu alınan paralarla ilgili,

paraların nereye gittiğiyle ilgili hesap sorduk mu da "Bundan sonra bulduğun boş arazilere otopark yapabilirsin." diyoruz? Bunu öncelikle bir kez daha düşünmemiz gerektiğini söylüyorum değerli arkadaşlar. Değerli arkadaşlar, bu teklifin özüne baktığımızda esasında her şeyden önce şunu görüyorum. Maddelerle ilgili söylenebilecek çok söz var ama bu maddelerde uygulamayla ilgili bazı düzenlemeler yapılmış yani bir plan yapılmış, bu planın uygulamasıyla ilgili bazı düzenlemeler yapılmış ama bizim esas sorunumuz şu. Yanlış plan, doğru uygulanmaz değerli arkadaşlar.” İfadelerini kullandı.

Baltacı konuşmasına şöyle devam etti;

NASIL BİR KENTTE YAŞAMAK İSTİYORUZ?

SORUSUNA ÖNCELİKLE CEVAP VERMEK ZORUNDAYIZ

Şimdi, biz planlama süreçlerini bir kenara bırakıp uygulama sürecini konuştuğumuzda yanlış bir planın doğru uygulamasını yapamayız arkadaşlar, mümkün değil. Biz "Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz?" sorusuna öncelikle cevap vermek zorundayız. Mümkünse çocuklarımızın yürüyerek gidebileceği okul alanları olmalı, bunun için planlamada yer ayırmalıyız. Hastanelerimiz şehir dışında olmamalı, bunun için planlama yaparken uygun yerlerde hastane alanları ayırmalıyız. Her mahallede bir annenin sokağa çıktığında çocuğunu güvenle, huzurla bırakabileceği kreşler ve bu kreşlere ayrılacak alanlar olmalı. Bu alanları ayırmadan uygulamaya ilişkin düzenlemelerle bu sorunların üstesinden gelemeyiz.

17 YILDIR İKTİDARDASINIZ VE 17 YILDIR

KENTLERE RANT GÖZÜYLE BAKIYORSUNUZ

Şurası açıktır değerli arkadaşlar. On yedi yıldır iktidardasınız ve on yedi yıldır kentlere rant gözüyle bakıyorsunuz. Kentlere rant gözüyle bakmaktan uzaklaşılmadığı sürece, kentlerle ilgili yapılacak her çaba bence nafiledir. İnşaat sektörüyle büyümenin sonuçlarını yaşıyoruz değerli arkadaşlar. Türkiye'ye giren bütün parayı gittik inşaat sektörüne yatırdık. Şu anda inşaat sektörü kriz hâlinde ve Türkiye ekonomisi kriz hâlinde. Kentsel dönüşümle, kentsel dönüşüm mağdurları yarattık. Hâlbuki kentsel dönüşümle vatandaşın istediği, beklediği şey şuydu: Hiçbir vatandaşımızın saray yapacak parası yok, herkes sağlıkla ve güvenle yaşayabileceği bir konut sahibi olmak istiyordu ve bu da onların hakkıydı ama rant için kentsel dönüşüm fırsatını da heba ettik.

ASIL YAŞADIĞIMIZ SIKINTI YEREL YÖNETİMLERİN

ZAYIFLATILMASI VE MERKEZÎ İKTİDARIN

GÜÇLENDİRİLMESİ SIKINTISIDIR

Değerli arkadaşlar, asıl yaşadığımız sıkıntı yerel yönetimlerin zayıflatılması ve merkezî iktidarın güçlendirilmesi sıkıntısıdır. Bakın, 23 Hazirandan sonra iktidar partisi de başta olmak üzere, ittifakları oluşturan partilerde de sık sık şu söyleniyor; "Artık bu sistem revize edilmeli.” Yüksek İstişare Kuruluna atanan Bülent Arınç “Parlamenter sistemi konuşabiliriz.” diyor. Şimdi, biz bunları tekrar geriye doğru konuşacaksak neden bu yasayla birlikte, özellikle İmar Kanunu, toprak kanunu gibi önemli kanunlarda bazı yetkileri tutup Cumhurbaşkanına devrediyoruz, bunu tekrar sorgulamalıyız arkadaşlar. Ben şunu görüyorum değerli arkadaşlar: Bu şekilde kanun yapmakta ısrar ettiğimiz sürece kentlerimizi yok edeceğiz. Zaten nefes alacak alan kalmadı, kentlerimizi içinden çıkılmaz durumlara sokacağız.

YENİDEN YEREL YÖNETİMLERİ GÜÇLENDİRME

POLİTİKASINA DÖNMEMİZ GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYORUM

Değerli arkadaşlar, planlama süreçlerini yeni baştan organize etmeliyiz. Planlama süreçlerinin içerisinde kentin paydaşları olan herkesi bir araya getirmediğimiz sürece uygulamaya ilişkin yapacağımız düzenlemelerin hiçbirisi kentlerimizle ilgili bir iyileştirme sağlamayacaktır diyorum. Yeniden yerel yönetimleri güçlendirme politikasına dönmemiz gerektiğini söylüyorum.

HARİTA MÜHENDİSLERİ VE

TEKNİKERLERİ KADRO BEKLİYOR

Ayrıca bu yasa vasıtasıyla şunu da söylemem lazım. Biz on yedi yılda binlerce mimar, mühendis yetiştirdik. Binlerce mimarı, mühendisi işsizler ordusuna kattık. Hâlbuki o gençlerin bilgisini, enerjisini, yeteneğini planlama süreçlerine aktarabilirdik ama bugün başta Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü olmak üzere harita mühendislerini istihdam eden diğer kurumlarda yeterince mimar, mühendis, tekniker ve şehir plancısı istihdam edilmiyor. Bu gençlerimizin emeğine, enerjisine güvenmeden geleceği inşa etme şansına sahip değiliz.”




Kaynak: Hasan BALTACI Milletvekili

Editör: Kastamonu Birinci Haber

Bu haber 1135 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR HABERLER
SON HABER YORUMLARI
YUKARI